‘Dini’ kategorisi için arşiv

En Hayırlı Dua

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Temmuz 21, 2008

En çok yorum yazanlar arasında olan ve bu yorumlar sayesinde muhabbet edip tanıştığımız Hilal, nam-ı diğer dEn!s, bir mail atmış. En hayırlı dua başlığı ile… Bu güzel duayı sizlerle paylaşmak istedim. Hilal’e de tabii ki teşekkürlerimizi sunuyoruz buradan =)
Devamını Okuyon »

Kategori: Dini

Yorum (3)

İslam Alimleri’nden Güzel Sözler

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Haziran 26, 2008

İslam Alimleri’nden en güzel sözleri arşivledim ve sizlere sunuyorum. Çok beğeneceğinizi umuyorum…

İnsana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun?.
Muhammed İkbal

Allah’ım! İnsanlar seni verdiğin nimetler yüzünden severler; bense seni verdiğin belalar yüzünden severim.
Hallac-ı Mansur
Devamını Okuyon »

Erciyes Dağı’ndaki Allah (c.c.) Yazısı

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Haziran 4, 2008

Allah’ım sen ne büyüksün yarabbim! Arkadaşlar bir bakın şu resme! Erciyes Dağı’nda Arapça Allah (c.c.) yazıyor. Gerçekten ben ilk gördüğümde şok oldum. İşte Allah’ın kudretleri!!! Resimleri önizlemek için yazının devamına bakın.

Devamını Okuyon »

Hadislerden Seçmeler

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Haziran 4, 2008

Kul bir namazı kılıp diğer namazı gözlediği müddetçe daima namazdadır.
(şihabül ahbar)

Deveni bağla tedbirini al sonra tevekkül et.
(şihabül ahbar)

İnsanlardan utanmayan ALLAH dan da utanmaz.
(kunuzül hakaık)
Devamını Okuyon »

Kategori: Dini

Yorum Yok

Ey Yüce ALLAH’ım!

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Mayıs 28, 2008

Bir aşk ver ki bana hiç yaşanmamış olsun

Bir aşk ver ki Sana durmaksızın koştursun

Bir aşk ver ki bana samimi muhabbet oluştursun

Bir aşk ver ki Sana aşkla şuurla çoştursun

Bir aşk ver ki bana hep tevekkül ile andırsın

Bir aşk ver ki Sana gönlüm alev alev yansın

Bir aşk ver ki bana rızanı tam kazandırsın

Bir aşk ver ki Sana hamdü sena ile yaşatsın

Bir aşk ver ki bana nur Cemalullahına ulaştırsın

Bir aşk ver ki Sana çok ama çok yaklaştırsın…

Kategori: Dini

Yorum (1)

Ateş Lazım Oldu!

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Mayıs 26, 2008

Abbasi’lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül Dana hazretleri daima Harun Rediş’in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül Dana hazretleri, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid’in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:
Devamını Okuyon »

Kategori: Dini

Yorum (1)

Allah’tan Korkmayanların Hali

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Mayıs 26, 2008

Allah Kendisi’nden korkup sakınmayan insanlara dünyada gerek fiziki gerekse manevi sıkıntılar yaşatır. Her ne kadar onlar açıkça görülen bir musibet bekleseler de, aslında farkında olmadan maddi manevi sayısız musibetle içiçe bir yaşam sürerler. Onları en çok yanıltan sebeplerden biri de herşeye rağmen birtakım nimetlere hala sahip olabilmeleridir. Örneğin böyle bir kişi zengin olabilir ya da güzel bir görünüme sahip olabilir. O, tüm bunlara aldanarak herşeyin yolunda gittiğini zanneder ve taşkınlıklarına devam eder. Halbuki kendisi farkında değildir ama yaptığı herşeyin Allah Katında an an hesabı tutulmaktadır. Cehennemde ise tüm bunlar karşısına sonsuz bir azap kaynağı olarak çıkacaktır. Allah insanları bu konuda şöyle uyarmıştır:
Devamını Okuyon »

Kategori: Dini

Yorum (1)

Ezan Okuyan Duvar Kağıdı

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Nisan 7, 2008

Artık Evlerinizde bulunan Takvimleri Yerinden kaldıracaksınız,
-Her Gün Yeni Bir Kuran Ayeti Öğreneceksiniz,
-Dünyanın neresinde olursanız olun kulaklarınız ezansız kalamayacak,
-Dahas mı? Dahasını da alttaki linke tıkladıktan sonra keşfedin.

Buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Kategori: Dini

Yorum Yok

Kıyamet Alâmetleri

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Nisan 6, 2008

(Eşrâtu’s-Saa), âhir zamanda (zamanın sonları) ortaya çıkarak Kıyâmet’in yaklaştığını, kopmak üzere olduğunu gösteren belirtiler. Bu belirtiler genellikle Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğra) ve Büyük Alametler (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki bölüm halinde incelenir.

Kur’an, Kıyâmet’in zamanını Allah’tan başka kimsenin bilemeyeceğini belirtir (el-A’raf, 7/187; Lokmun 31/34; el-Ahzab, 33/63). Buna karşılık yaklaştığını (el-Zümer, 54/1), yakın olduğunu (en-Nahl, 16/77), ansızın geleceğini (el-A’raf, 7/187) bildirir. Kıyâmet alametlerinin belirdiğini (Muhammed, 47/18) ifade etmekle birlikte bunlar hakkında bilgi vermez. Ancak, “Saat yaklaştı, ay yarıldı yarılacak” (el-Kamer, 54/1) âyetinin ikinci bölümünün “ay yarılacak” biçimde anlaşılması durumunda, bu olay Kur’an’da anılan tek Kıyâmet alameti olma özelliği kazanır.
Devamını Okuyon »

Kategori: Dini

Yorum (5)

Hz.Muhammed (s.a.v.) Hayatı

Yazar: admin (YÖNETİCİ) Nisan 6, 2008

HZ. MUHAMMED’İN (S.A.A) KISACA HAYATI
Peygamber efendimiz (s.a.a), Fil yılı, Rabiulevvel ayının on yedisinde (M.570’de) Cuma günü şafak vakti Mekke şehrinde dünyaya geldi.[1] Resulullah (s.a.a)’in değerli babası, Abdullah b. Abdulmuttalip b. Haşim b. Abdumenaf idi; değerli annesi ise Veheb b. Abdumenaf’ın kızı Âmine idi. Her iki şahsiyetin akrabalık bağı Abdumenaf’da birleşiyor.
Hz. Peygamber’in mübarek ismini, İlahi emir gereği Muhammed[2] künyesini ise Ebu’l- Kasım[3] koydular.
İmam Bakır (a.s) bu olay hakkında şöyle buyurdu: Hazretin doğumunun yedinci günü Ebu Talib, Peygamber (s.a.a) için bir kurban kesti ve akrabalarını misafirliğe davet ederek şöyle dedi: “Bu Ahmed’in akikasıdır.” Misafirler; “Onun ismini neden Ahmed koydun?” diye sorduklarında, Ebu Talib; “Yer ve gök ehlinin övgüsünden dolayı onun ismini Ahmed koydum.” dedi.[4] İşte bundan dolayı Emir-ul Müminin Ali (a.s), Hz. Resulullah’ın (s.a.a) da, iki ismi bulunan peygamberlerden biri olduğunu söylemiştir.[5]
Peygamber (s.a.a) henüz daha dünyaya gelmeden babasını kaybetti;[6] dünyaya geldikten sonra da onu, süt emmesi için Halime-i Sadiyye’ye emanet ettiler. İbn-i Sad’ın yazdığına göre; Halime Hazreti kucağına alır almaz göğsü sütle doldu; öyle ki, Peygamberimizi ve Halime’nin açlıktan uyumayan çocuğu o sütten doydular[7]
Peygamber (s.a.a) üç yaşına kadar annesi Amine’nin de gözetimiyle sütannesi Halime’nin yanında kaldı, daha sonra Mekke şehrine, kendi annesinin yanına döndü..
Peygamber (s.a.a) altı yaşında iken annesi Amine ve bakıcısı Ümm-ü Eymen’le birlikte akrabalarını görmek için Medine’ye gittiler. Bir ay Medine’de kaldıktan sonra Mekke’ye dönüşte Ebva’ya (Cuhfe’den 37 km. uzak) ulaştıklarında Hazretin değerli annesi vefat etti ve orada defnedildi. Ümmü Eymen Hz. Peygamber’i Mekke’ye götürdü, orada da Abdulmuttalip onun sorumluluğunu üstlendi.[8] Ama iki yıl sonra Abdulmuttalip de dünyadan göçtü.[9] Onun vasiyeti üzerine Ebu Talib yeğeni Hz. Muhammed’in (s.a.a) sorumluğunu üstlendi.[10]
Devamını Okuyon »