Ey Yüce ALLAH’ım!
Yazar: admin (YÖNETİCİ) Mayıs 28, 2008
Bir aşk ver ki bana hiç yaşanmamış olsun
Bir aşk ver ki Sana durmaksızın koştursun
Bir aşk ver ki bana samimi muhabbet oluştursun
Bir aşk ver ki Sana aşkla şuurla çoştursun
Bir aşk ver ki bana hep tevekkül ile andırsın
Bir aşk ver ki Sana gönlüm alev alev yansın
Bir aşk ver ki bana rızanı tam kazandırsın
Bir aşk ver ki Sana hamdü sena ile yaşatsın
Bir aşk ver ki bana nur Cemalullahına ulaştırsın
Bir aşk ver ki Sana çok ama çok yaklaştırsın…
Hz.Muhammed (s.a.v.) Hayatı
Yazar: admin (YÖNETİCİ) Nisan 6, 2008
HZ. MUHAMMED’İN (S.A.A) KISACA HAYATI
Peygamber efendimiz (s.a.a), Fil yılı, Rabiulevvel ayının on yedisinde (M.570’de) Cuma günü şafak vakti Mekke şehrinde dünyaya geldi.[1] Resulullah (s.a.a)’in değerli babası, Abdullah b. Abdulmuttalip b. Haşim b. Abdumenaf idi; değerli annesi ise Veheb b. Abdumenaf’ın kızı Âmine idi. Her iki şahsiyetin akrabalık bağı Abdumenaf’da birleşiyor.
Hz. Peygamber’in mübarek ismini, İlahi emir gereği Muhammed[2] künyesini ise Ebu’l- Kasım[3] koydular.
İmam Bakır (a.s) bu olay hakkında şöyle buyurdu: Hazretin doğumunun yedinci günü Ebu Talib, Peygamber (s.a.a) için bir kurban kesti ve akrabalarını misafirliğe davet ederek şöyle dedi: “Bu Ahmed’in akikasıdır.” Misafirler; “Onun ismini neden Ahmed koydun?” diye sorduklarında, Ebu Talib; “Yer ve gök ehlinin övgüsünden dolayı onun ismini Ahmed koydum.” dedi.[4] İşte bundan dolayı Emir-ul Müminin Ali (a.s), Hz. Resulullah’ın (s.a.a) da, iki ismi bulunan peygamberlerden biri olduğunu söylemiştir.[5]
Peygamber (s.a.a) henüz daha dünyaya gelmeden babasını kaybetti;[6] dünyaya geldikten sonra da onu, süt emmesi için Halime-i Sadiyye’ye emanet ettiler. İbn-i Sad’ın yazdığına göre; Halime Hazreti kucağına alır almaz göğsü sütle doldu; öyle ki, Peygamberimizi ve Halime’nin açlıktan uyumayan çocuğu o sütten doydular[7]
Peygamber (s.a.a) üç yaşına kadar annesi Amine’nin de gözetimiyle sütannesi Halime’nin yanında kaldı, daha sonra Mekke şehrine, kendi annesinin yanına döndü..
Peygamber (s.a.a) altı yaşında iken annesi Amine ve bakıcısı Ümm-ü Eymen’le birlikte akrabalarını görmek için Medine’ye gittiler. Bir ay Medine’de kaldıktan sonra Mekke’ye dönüşte Ebva’ya (Cuhfe’den 37 km. uzak) ulaştıklarında Hazretin değerli annesi vefat etti ve orada defnedildi. Ümmü Eymen Hz. Peygamber’i Mekke’ye götürdü, orada da Abdulmuttalip onun sorumluluğunu üstlendi.[8] Ama iki yıl sonra Abdulmuttalip de dünyadan göçtü.[9] Onun vasiyeti üzerine Ebu Talib yeğeni Hz. Muhammed’in (s.a.a) sorumluğunu üstlendi.[10] Devamını Okuyon »
Kategori: Biyografiler, Dini
13 Sayısının Uğursuzluğu
Yazar: admin (YÖNETİCİ) Nisan 2, 2008
Tüm Hristiyan yapımcılı gerilim filmlerinde 13. Cuma’ nın uğursuz oldupu vurgulanmıştır ve söylenecektir. Merak ettim araştırdım. Hadi cuma günü Müslümanların kutsal günü olduğu için ancak neden 13 sayısı? Araştırmalarım sonucunda çok şaşırdım. Ve şunu anladım ki bu insanlar delirmiş. İğnenin çöpünü bile hesaplamış ve 13 bulmuş. Mesela İstanbul’ un Fethi 1453 yılı ve Cuma günü olduğu için, 1+4+5+3=13… Ve Biricik Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’ in doğum yılı 571, 5+7+1=13… Şaşırdınız değil mi? Daha buna benzer bir sürü kuru saçması şey var. Buyrun yazının devamına bakın.
Kategori: İlginç Olaylar